Let’s travel together.

BABA..

1 253

Şair de demiş ya , bir erkeğin ölümü babasının ölümüyle başlar . Ne de doğru demiş. Sanki 2008 Ekim ayından beri zaman 8x hızında hızlandı.Koskoca 11 sene geçivermiş yaşım 40’a gelmiş, o hiç göremediğin, görsen beraber sevgi patlamaları yaşayacağınız torunlarının biri 9 biri de 7 yaşına geldi. Evet yaş 40 oldu, ve neden bu depreşme derken cevabını buldum ve bunu yazıya dökmeye karar verdim. Bir şarkı vardı Teoman’ ın babamın öldüğü yaştayım diye ama hayır ben babamın öldüğü yaşta değilim. Babamın bana baba olduğu yaştayım . Düşününce ne garip oluyor insan. Babam benim yaşımdayken beni kucağına almış aradan 40 sene geçiyor şimdi ben 40 yaşına gelmişim. Bir kez daha yaşayamamak ne acı, geriye saramamak, içte kalan ukteler , acıtıyor bazen.

Size babamı anlatayım , benim babam iyi bir adamdı. Bu dünyada iyilere yer olmadığı için sığamadı çok fazla, çabuk gitti. İyi insandı demek ne kadar kolay değil mi? Sadece üç harf ile ifade edilebilen bir kelime ama üzerine kitap yazılır. Babam babasız büyümüş hiç görmemiş babasını, daha kırk günlük bebekken dedem vefat etmiş. Köyün en fakir ailesi, kaynayan suya kuru ekmek batırıp yiyen 6 kardeş. Belki de bu yüzden belki de o zamanlar öyleydi, sımsıkı sarıldığımızı hiç hatırlamam. Ama her zaman her evladı için en iyisini yapmaya çalıştı bir çok baba gibi.

Küçükken anlattığı masalların uydurma olduğunu ya da eskiden köylerde yaşadıkları anıları olduğunu öğrendiğimde yüzümdeki tebessümü unutamam. 25 yaşında gurbete Almanya’ ya gidip 8 sene sonra İstanbul’ a dönüş sene olmuş 1972. Kuru ekmeği suya batırıp yiyen kardeşlerden kendi işyerini açan ailenin en küçük çocuğu Mehmet Kaleli. Köyün Memmet Abisi, naif , yardımsever kimseye hayır demeyen Memmet abisi.

O kadar çok para kazanmasına rağmen zamanında hiç araba almadı babam. Heves etmedi. Biz küçükken otobüsle köye giderken abimle en büyük hayallerimizden biri köye arabayla gitmekti. Ama o hiç heves etmedi. Dünya malında gözü yoktu , iyi adamdı işte. Herkese yardım eder para verir geri istemez, yanına işçi alır çalıştırır ekmek verirdi. İçimde kalan en büyük ukte Yiğit ve Yağız! ı görememesi oldu. İkisi de ondan sonra doğdu. Ah be baba hele bu Yağız torununla ne güzel oynaşırdın ne çok severdin cimicoort cimicioort diye diye. Onları senin kucağında görmeni çok isterdim. Bir de, seni arabamla köye götürmek. İstediğin yerde mola verip istediğin kadar mola yerinde durmak. Çünkü biliyor musun , küçükken otobüsle köyümüze giderken hep en son sen binerdin otobüse, otobüs seni bırakıp gidicek diye çok korkardım. Ve biliyorum ki seni ağlarken gördükleri tek yer benim ameliyattan çıkma anımmış.

Babamdan babalık konusunda çok şey öğrendim,  şimdi çok iyi bir baba oldum. Sadece bana değil çevresinee hep faydalı olduğunu gördüm, ama için rahat olsun çocuklarının tümü de öyle şimdi .

Babalarınızın kıymetini bilin, yaşlanınca huysuz olabilirler, ama kaybedince bir çok şeyi aslında yaşamadığınızı görüyorsunuz ve bu bütün hayatınız boyunca geçmiyor. Yarın yaparım , yarın söylerim , yarın sarılırım diye bir şey yok . Yarın olmayabilir 2 saat sonra olmayabilir….

 

1 yorum
  1. Yeter diyor

    Senin baban benim dayım. Gerçekten sizlere çok güzel babalık yaptı. Bizim oraların tabiriyle babanız bir dediğinizi iki etmedi hemen yapardı. Hiç unutmam daha kimsede bilgisayar, atari yokken sizde vardı. Özellikle sen çok ilgi duyardın.Sizin ev teknolojiyi herkesten önce ulaşırdı. O zamanlar da bu çok büyük bir şeydi. Yani Faruk’cuğum şimdi iyi bir babaysan baban sayesindedir. Senin rol modelin çok iyiydi. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.