Let’s travel together.

Ramazan İzlenimleri

0 107

Bir ramazan ayını daha geride bıraktık. Çoğunluğunu temmuz ayında tutmamıza rağmen genelde çok sıcak olmayan havalara denk gelince geçen seneye göre daha kolay tutuldu oruçlar. Bu ayda düşen kan şekerleri yavaş yavaş normal düzeye çıkıyor. Ramazan nasıl geçti , neler oldu gözlemler nedir bunlara değineceğim.

İlk olarak ramazanın başlangıcı olan sahurla başlayalım biz de. Sahur kavramı bu sene biraz geride kaldı . Çünkü erken saatte yapılan sahur bir çok kişiyi ben dahil olmak üzere yiyip yatmaya yönlendirdi. Sonra da sabah uykusuz ve patlak gözler ve işe geç kalmalar olarak bize döndü. Bütün ramazan boyunca saat 3 bucuk-4 gıbı yatıp o şekilde tamamladım . Bazen sadece çay le geçirdiğim sahurlar oldu ki bu da iftarın çok geç saatte olması ve tekrar yeme isteğinin gelmemesi. 6 saat içinde ne kadar yenilebilirse artık o kadar 🙂 Ramazan davulcularını bu sene de duyduk ama tahminimce bir kaç sene sonra onları artık sahurlarda göremeyeceğiz diye düşünüyorum. Bildiğim bir şey yok sadece bir hissiyat.

Öncelikle ramazanı fırsat bilip masaya bir iki ekstra meze koyup (hurma, salata,çiğ köfte) fiyatları aşırı derecede şişirenleri buradan kınıyorum. En düşük fiyat ortalama 50 tl civarında bir kişi iftar için. 3 kişilik bir çekirdek ailenin dışarda bir iftar keyfi yapması 150 tl gibi bir rakamı buluyor ki bunu günümüzde bir çok aile veremiyor. Tamam 50 tl verdiniz , karşılığını alsanız sorun yok ama hem 150 lira verip hem geç hem soğuk gelen yemekler gelince insanın tadı tuzu kaçıyor elbette.

Ramazanda her ne kadar dışarda iftar yapmayı sevsem de en iyi yerlerde bile servis hizmet konusunda ve lezzetli yemek konusunda sıkıntılar oluyor. Bu sene de bir kaç yerde iftarımızı açtık. Aklımda kalanlar hakkında izlenimlerimi sizinle paylaşacağım .

İlk olarak şirket iftarı için Aksaray’ daki Horhor semtinde aldık soluğu. Bilen bilir burası adeta bir kebap cennetidir. İftar saati yaklaşınca müthiş bir duman sarıyor semtin üstünü. Eğer biraz erken giderseniz o güzelim kokular içinde iftar saati bir türlü gelmek bilmiyor 🙂 Horhorda Şanlı Kebap mekanı ramazanda iftar yaptığım yerler içinde en iyisiydi. Gerek sıcak et, yemek gerek hızlı servis açısından çok memnun kaldık bir çok yerin aksine. Çünkü iftar vakti bir çok yer hizmet kalitesinin çok altına düşüp soğuk yemekler servis edebiliyor. Burada fix menü değil, ne yerseniz onu veriyorsunuz gereksiz bi şişkinlik yok fiyatta ve afedersiniz çatlayana kadar et yiyip adam başı 40 lira gibi o yenilenlere göre makul bir fiyat ödendi.

Bir başka iftarı Şirinevler’deki favori mekanlarımdan Et Yiyelim de yaptık . Gerçekten çok lezzetli etler sunuyorlar. Bir kebabçı ve steakhouse karışımı bir yer. Normalde de ara ara gidip yemek yediğimiz yerlerden biri ama iftarda hiç gitmemiştim. Burada da fix menü yok yediğinizi ödüyorsunuz. Etler sıcak ve her zamanki gibi lezzetliydi. Burada da fahiş adam başı 30 tl gibi bir ücret ödedik. Fazlasıyla da memnun kaldık . Ayrıca bir et severseniz mutlaka burada bir kere yemenizi tavsiye ederim.

Ve gelelim Kolcuoğlu çakması mekana. Sağolsunlar müşterimiz olan firmadaki arkadaşlar organize etmişler kendi aralarında . Beni de kendilerinden gördükleri için beni de davet ettiler. Nispeten diğer yerlere göre uygun olan 30 tl lik fiyat ilk başta cezbedici geliyor insana. Mekanın adı Adanalı İbrahim Kolcuoğlu yer Ambarlıda. Müthiş bir trafikten sonra mekana vardım. İlk hayal kırıklığı mekanın tasarımı. Banyo fayansı gibi döşenmiş dış mekan yerleri. Neyse diyoruz yemekler lezzetli olsun çok dert değil. 40 dk lık bir bekleyişten sonra iftar vakti geldi . 12 kişi lik uzun bir masa idi. Çorbalar içildikten sonra iştahla etlerimizi beklemeye başladık . 3 tane mevlana pidesi tahtasına dizlmiş etler geldi. Yarım porsiyon adana , 2-3 adet tavuk şiş 2-3 adet kanat ,biraz kuzu tandır. Bunu 4 kişinin önüne koydular !! Neyse herhalde ben devamı gelir diye düşünüyorum. Ama boşuna beklemişim. Bu saydıklarımı 4 hunharca acıkmış kişinin önünde düşünün ne kadar yiyebilirsiniz size bırakıyorum. Salata tam bir skandal. Koymasalar daha iyi . Bir salatayı buzdolabına koyarsınız 10 gün bekler nasıl bir görünüm olursa o şekilde. Tadı da bozulmuş gibiydi zaten. Yoğurtlu bir yiyecek vardı . O tamamen bozuk ekşi bi tadı vardı. Et faciasını anlattım zaten. Künefe geldi . Künefeyi icat edip yapanlar görse utanırlardı. Hani tost yaparsınız içindeki kaşar erimez ekmek arası kaşar yemiş gibi olursunuz ya 🙂 he aynen ondan işte. Hiç mi güzel bişey yoktu. Vardı elbette. Sohbet muhabbet 🙂 bir de çay çok güzeldi. Bir daha yakınından bile geçmem en azından iftarda.
Mekan sahibi sanırım geldi masamıza menuniyeti sordu et çok azdı dedim. Takviye yapalım demesine rağmen sonradan gelen giden birşey olmadı. Çay ve su ile karnımızı şişirip bir daha uğramamak adına mekandan ayrıldı. Üzgünüm ama olmamış . O salatayı ve yoğurltu yiyeceği sen ye ondan sonra masaya koy. Fiyatı aşağıya çekeceğim diye bunların yapılmasına karşıyım. Benden uzak olsun bir daha. Kara listeye alındı 🙂

Ramazanın olmazsa olmazı Sultanahmet . Ya da iki senedir Yenikapı sahile kurulan mekan. Geçen sene Yenikapıya gitmiştim. Bu sene Sultanahmet tercih oldu. Buralara gitmek ramazanda o kadar yorucu ki bir tanesini tercih edip öyle gidiyorsunuz. Sahil yolundan Sultanahmet dönüşünden araba park yerine 40 dk da ulaştım.Zaten iftar geç oluyor evde ye çık 11 i buluyor böyle yerlere gelmeniz . Keza Eyüp ‘ de bu şekilde. Müthiş bir kalabalık tahmin ettiğim gibi . Sadece bu kalabalık bile insanı oldukça yoruyor bir de iki ufak erkek çocuk olunca onları kontrol etmekte zor oluyor. Benim aklımın almadığı , buralara erkenden gelip yiyeceğini içeceğini getirip burada çimenlerde kaldırımlarda iftar yapanlar. Size imreniyorum gerçekten. Bu nasıl bir keyif olabilir. Bana ızdırap geliyor ama bunu yapan o kadar çok insan var ki. Çimenlerde yatanlar uyuyanlar . Etrafa saçılmış çöpler. Hiç hoş görüntü vermiyor İstanbul’ un göbeğinde. Uzun bir çarşı kurulmuş içinde alabildiğince ufak ufak stantlarda envai çeşit yiyecek içecek tatlı takı incik boncuk satılıyor. Güllüoğlu’ndan tutun da Kurukahveci Mehmet Efendi’ ye kadar bir çok ünlü markanın standını görebilmekle beraber el işçiliği üzerine yapılan bir çok aksesuar giysi satanlar da ilgi çekici olabiliyor tabii ki daha çok kadınlar için 🙂 Zar zor oturup çay içebileceğimiz bir yer bulduktan sonra çay-tatlı yapıp Sultanahmet ziyaretimi de yapmış oldum .

Bir sonraki durak Küçükçekmece meydanında yer alan Tarihi Çinili Fırın. Burası yıllar önce Sefaköy de ufak bi yerde hizmet veiyordu. Ve müthiş lezzetli lahmacunlar pideler yapıyordu. Sonra orası kapandı kaybettim nerede olduğunu da bilmiyordum. 2 sene önce filan sanırım tesadüfen oradan geçerken gördüm. İftar için tercih edilebilir bir yer. Mekanda fiks menü tercih olarak sunulmuş . Gayet güzel bir uygulama. Fiks menüler 30-40 arası değişiyor 3 çeşit . İsterseniz de ne yediyseniz onu ödüyorsunuz. Sefaköy’ deki lezzeti tadı olmasa da Çinili Fırın hala ortalamanın üzerinde. Personel gayet ilgili. Üst katta bir teras var. Açık havada yemek yiyebilirsiniz. Tavsiye edilebilir seviyede hala.

Aynı zamanda müşterimiz olan Çınarlı Et Lokantası’na gitmeyi birkaç ramazandır istiyordum. Ama kısmet bu seneyeymiş. Hem bildik bi yer hem daha önceden leziz etlerini tattığım için iftar için harika bir seçene olduğunu düşünüyordum ve düşüncemde de yanılmadım. Tabi bunda biraz torpilli olmamızın etkisi de vardır mutlaka 🙂
Çınarlı Et Lokantası’nda da mutlaka et yemenizi tavsiye ediyorum. Mekanda hazır ocakbaşıları da bulunmakta dilerseniz etinizi kendiniz pişirip afiyetle yiyebiliyorsunuz. Et lerin yanında gelen yan ürünler de çok lezzetliydi. Gerek çiğ köfte gerek salata ve tatlılar harikaydı, meyveler lezzetli. Açık alan bahçe tarzı yer de var yemek yemek için. Normal zamanda alkollü bir yer ramazanda alkol satışı yok. Neredeyse sahura kadar yedik desem abartmış olmam sanırım 23.00 e yakın bi vakitte mekandan ayrıldık. Her şekilde memnun kalabileceğiniz bir yer. Bir iftar ayrılır buraya her sene. Fiyat 60 tl fiks menü . Ama masada yok yok desem yeridir. Bize indirimli fiyat olarak kişi başı 50 lira ödedik ama eminim fazlasını yemişizdir. Bu arada ana yemek et çeşitleri sıralı olarak geliyor. Pilav bile çok lezzetliydi ki normalde pilav sevmem. Bunu da belirtmeden geçemedim.

Son olarak bu sefer daha daha uzak bir yerden bir mekan anlatacağım . Anadolu yakasında Kartal-Yakacık’ ta bulunan Esinti Kır Evi adlı mekan . Annemin daveti üzerine yer araştırması yaparken grupanyadan bulunan bir fırsat ile gittik. Önce biraz uzak filan diye mırın kırın oldu ama sonradan gittik.Yanlış hatırlamıyorsam 35 lira idi kişi başı. Yer çok geniş ferah bahçeleri asma katları olan harika bir mekan. Daha sonra buraya kahvaltıya gelmek için de göz koydum . Çocuklar için içerde parkları bile var. Sınırsız içecek ve sınırsız tatlısı artısı oldu benim için. Etler sıra olarak geldi . Biraz azdı porsiyon olarak etler ama gayet lezzetliydi. Yan ürünler de gayet güzeldi. Yüksek bir notu haketti. Yeri de çok güzel havadar bir yer yakacık. Oksijen aldığınızı hissediyorsunuz. Dediğim gibi kahvaltı için de ideal bir yer olarak görünüyor. Fırsat sitelerinde eskisi gibi güzel fırsatlar olmasa da arada böyle güzel yerleri yakalamak iyi oluyor. Çalışanlar da çok aşırı kalabalık olmasına rağmen gayet ilgiliydiler.

Fırsatlardan konu açılmışken, ramazanda kahvaltı yapmayı özlediğim için şöyle bayramda güzel bir kahvaltı yapayım ,hava alayım , çocuklar koştursun diye bir fırsat baktım ve aradığım fırsatı da Çatalca tarafında buldum. Çatalca’ da sevgi bahçesi adlı mekanın kahvaltısını grupanyadan 19.90 a aldım . Resimler gayet güzel, parkı var çimenlik bir alan . Ama mekana gittiğimde tam bir hayalkırıklığı oldu benim için. Bu kadar kötü bir kahvaltı yapmamıştım hayatımda dışarda sanırım. Hijyen diye birşey uğramamış sanırım buraya. Ve kahvaltıda resmen doymadım yani . Çünkü midem almadan yedim . mekanda bulunan hamaklar filan da burayı kurtaramaz. Önce karnı doyurmak lazım dimi ? 20 lira da bir kahvaltı için hiç az bir miktar değil. Akıllarda bulunsun. Çatalca’ ya giderseniz yolunuz buraya düşmesin..

Evet bu gurme tadındaki yazıdan sonra 🙂 Artık önümüzdeki ramazanlara bakacağız ömrümüz yeterse. Şimdi iki gün sonraki tatili bekliyorum. Erikli’ ye 2013 de gitmiştim şimdi tekrar gideceğim ve izlenimlerimi yazacağım .

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.