Let’s travel together.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

4 395

Bazı sırlar vardır hayat boyu çözemeyiz, bazı gizemler de sonsuza kadar sürecektir.Benzer iki cümle ve bu ikisini de Kapadokya’da bulunan onlarca yeraltı şehirlerinden biri ve en büyüğü olduğu düşünülen Derinkuyu yeraltı şehiri için kullanılabilir .

Evet bundan binlerce yıl önce kurulmuş, yaşanılmış, hayvanlar beslenmiş, şaraplar yapılmış, okulu,hastanesi,kilisesi,50 bin kişiye yetecek kadar muazzam şekilde havalandırması, misyoner okulu , mezarlığı ,zindanı olan bir yeraltı şehrinden bahsediyoruz. Akılın alması kavraması gerçekten çok güç.. Derinkuyu yer altı şehrine ağustos 2019 ayında gittim gördüm gezdim ancak bu yazımda size şu katta bu var şu var diye bir klişe bir yazı yazmayacağım. Genel görüş ve izlenimlerim olacak.

Kapadokya’ya daha önce de gitmiş olmama rağmen daha önce uğrama şansına sahip olamadım, aslında önem derecesi düşüktü benim için gidip görmek açısından ama gidip görünce hata yaptığımı anlamışım , her insan hata yapar diyor ve burayı hızlı geçiyorum 🙂

İnsanlık tarihinde gizemi çözülemeyen yerlerdendir yer altı şehirleri.Ülkemiz toprakları içerisinde de binlerce yıl değişik medeniyetler yaşadığı için bir çok tarihsel zenginliğe sahibiz. Biraz araştırınca yeraltı şehirlerinin sadece burada olmadığını dünyanın çeşitli yerlerinde de yeraltı şehirlerine rastlandığını görüyoruz. Ancak şu an dünyanın keşfedilen en büyük yer altı şehri Derinkuyu yeraltı şehridir. Mutlaka gidip görmeniz gereken bir yer. Ben kendimce buraya Türkiye’nin piramitleri diyorum, aynı piramitler gibi belki yüzyıllarca belki binyıllarca daha gizemini koruacak belki de sonsuza kadar.

Şimdi biz de soralım bu soruyu , neden bu yapıyı yapanlar yeraltına böyle devasa bir şehir kurma ihtiyacı hissetmişler? Şimdi ben tarihçi, arkeolog vs. değilim. Sadece kendi düşüncelerimi yazıyor olacağım ve bunları hiçbir zaman ispatlayamam tabi 🙂
Her tarihçinin arkeologun veya bu işlerle uğraşan her kişiye görüşlerine saygımız sonsuz. Burası hakkındaki genel görüş ilk hristiyanların roma imparatorluğu zulmünden kaçarak buralarda saldırılardan korunmak için yeraltına bu şehirleri inşa ettiği.Şehirleri diyorum çünkü şu an irili ufaklı 36 şehir olduğu biliniyor ve bunların hepsi ağ gibi birbirine bağlı olarak. Bazı tarihçiler M.S 2.yy’a işaret ediyor bazıları ise buranın tarihinin M.Ö 8.yy’a dayandığını burayı Hitililer veya Frigler tarafından kurulduğunu düşünüyor. Beni ilgilendiren kısmı burası değil sonuç olarak birileri kurdu burayı. Ama niye ? Neden yeraltı? Diyelim ki saldırılardan korunmak için . O devirde o teknoloji ile böyle bir şehir kurabilen bir toplum, pekala çok sağlam bir kale de inşa edemez miydi acaba? ( tekrar söylüyorum kimseye işini öğretmek değil amacım sadece aklımdaki deli sorular) Savunma ise amaç tahmin ediyorum ki çok sağlam bir kale inşa edebilirlerdi. Tabii o zaman top tüfek olmadığını varsayıyoruz 🙂 50 bin kişilik bu şehiri kuran toplumun nücufu kaç kişi idi,burası bir sığınak değil, uzun zaman yaşamak içim yapılmış bir şehir. Yani burada yaşayanlar demiş ki bence, bizim artık yeryüzünde yaşama şansımız yok, biz yeraltına inelim, orada hayatımıza devam edelim. Dışarı çıktığımız an bizi keklik gibi avlarlar diye bir düşünce olduğunu düşünüyorum. Okuluna hastanesine misyoner okuluna zindanına kilisesine mezarlığına varana kadar herşey içerde yeraltında. Düşünün ki , ölüsünü bile dışarı değil içeriye gömüyorlar.

Benim şahsi düşüncem, aklım mantığım demin söyledğimi söylüyor. Evet yerin üstü öyle bir hal almış ki artık bizim burada yaşama şansımız yok, konsey toplanmış böyle bir karar almış ve halk yeraltına inmiş.Yerin üstü neden yaşanılamaz hale gelir. O dış etken neydi.Gerçekten zalim ordular mı, meteor yağmuru olabilir mi, ya da bölgede de araştırma yapan kimine göre deli kimine göre kaçık olan İsviçreli araştırmacı yazar Erich Von Daniken’in dediği gibi sürekli havadan saldırı yapan uzaylılar mı.Bence bu ihtimal de çok uzak bir ihtimal değil.Çünkü Derinkuyu’da kuşaktan kuşağa aktarılan ve Von Daniken’i hiç tanımayan insanların anlattığı bir hikaye var. Göklerden gelen meleklerin hikayesi.Efsaneye göre zamanında melekler (belki de iyi uzaylılar) buraya gelip bir yerleşim yeri kurmuşlar ve daha sonra yine göklerden gelen cinler ( belki de kötü uzaylılar ) buraya gelip meleklerle savaşa başlamışlar .Daha sonra meleklerin bu yeraltı şehirini inşa edip buraya sığınmasıyla bu musallattan kurtulmuşlar. Maalesef en azından biz hiçbir zaman gerçeği bilemeyeceğiz ya da insanlık hiç bir zaman sonsuza kadar gerçeği öğrenemeyecek.

Bunları düşünürken şu içinde bulunduğunuz düşünsel kavramdan tamamen sıyrılıp o zamanın şartlarını en azınan hayal etmeye çalışmak gerekir. İnsanlık tarihinde şu ana kadar sadece 15 bin yıl geriye gidebiliyoruz. Bu kimine göre kısa kimine göre uzun. Dünyanın yaşının 4 milyar yıl olduğu söyleniyor. bu 15 bin yıldan önce hadi bırakın 4 milyarı , 1 milyar yıl önce bu dünyada neler yaşanmış , teknolojileri neymiş, dinleri varmıymış, uzaya gitmişler mi, gerçekten taş devri mi yaşadılar hep, belki başka bir ırk yaşıyordu onlar gitti biz geldik, bu yapılar da onlardan kaldı .Ben şahsen bundan binlerce yüzbinlerce yıllar önce bizden çok daha gelişmiş medeniyetlerin, ırkların yaşadığına ve sonlarının bir şekilde geldiğine inanıyorum. Bu arada Yer altı şehirinde bazı yerler o kadar kısa ki yükseliği, iki büklüm gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bu da acaba burada yaşayanların boyları ? gibi sorular getiriyor insanın aklına. Her zaman söylüuorum bir seçme hakkım olsa geleceğe değil geçmişe yolculuk etmek ve tüm bu soruların cevabını öğrenmek isterdim.

Evet arkadaşlar muazzam bir yer herkesin görmesi gereken bir yer, ancak buraya gitmemesi gerekenler de var . Zaten tam girişte kocaman bir uyarı yazısı asmışlar. Kalp , tansiyon ve astım hastalarının girmesi yasaktır diye. Ben de şahsen en alt kata mezaralığa indiğimde gerek iki büklüm gitmekten, gerek yorgunluktan gerek de oksijen azlığından nefes sorunu yaşadım biraz soğuk ter ve alelacele yukarı doğru çıkmaya başladım 🙂 Ayrıca çocuklar için de gezmesi zor olabilir. Yoğun turist geldiğinden içerisi kalabalık oluyor, hele de rehber eşliğinde grup turistlere rastlarsanız işiniz gezme açısından biraz daha zor oluyor. Çoğu yerde merdivenler oldukça dar ve karşıdan birisi geldiği zaman trafik tıkanıyor. Bu iniş çıkışları düzenleyen bir görevli de göremedim. İnmeden ve çıkmadan önce gelen vaaar ya da ingilizce olarak seslenmeniz gerek 🙂 Son olarak bir konuya değinmek istiyorum , aslında buna ayrı bir yazıda değineceğim ama hazır aklıma gelmişken yazacağım. İçerde gerçekten bayağı yoruluyorsunuz , susuyorsunuz. Çıkınca birşeyler içmek istiyorsunuz büfe var orda gidiyorsunuz, dolaba elinizi atıyorsunuz sonra çekiyorsunuz 🙂 Neden mi ? Su 4 tl , kola 8 tl meyve suyu 8 tl kutu içecekler. Bu nedir ya Allahaşkına , tamam normal bir market fiyatı beklemiyorum ama hadi olsun 5 tl kutu içecek , 8 nedir. bu turisti soyalım mantığını nasıl yıkacağız . Arabaya biniyorsun 400 metre gidiyorsun normal bakkaldan 50 kuruşa suuyumu alıyorum. Evet çok turist geliyor onlara 8 tl birşey değil ama bre abiler şu memlekette şu memleketin insanını biraz düşünün be. Bu dediğim gibi başka bir yazı konusu o yüzden bunu da burada noktalıyor ve sonraki yazımda görüşmek üzere diyorum….

4 Yorumlar
  1. UĞUR ŞAHİN diyor

    Muazzam bir yazı, harika yazmışsın! Özgün yazıları her zaman severim ve bir çok video izledim, yazı okudum fakat bu denli kendimi o yeraltı şehrinde hissedemedim, senin yazında girmiş kadar oldum. Aynı nefes darlığını yaşadım, muhakkak gidip bir vlog çekeceğim.

    Turist sevici abiler ilerde nasıl bir hata yaptığını anlayacaklar 👍🏻
    Başarılar.

    1. Faruk Kaleli diyor

      Herkesin mutlaka gidip görmesi gereken bir yer ve böyle bir yer bir nimet olarak kendi ülkemizde . Kıymetini bilmek lazım. Teşekkürler güzel dileklerin için

  2. Ozan Özel diyor

    Faruk bey bizlerle paylaşmış olduğunuz bu değerli bilgiler ve yaşanmışlıklarınız ile ilgili sizlere çok teşekkür ediyorum. Yazılarınızdaki samimi anlatımınız çok güzel, tebrik ediyorum. Takipteyim…

    1. Faruk Kaleli diyor

      Güzel sözleriniz ve yorumunuz için ben teşekkür ederim .

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.