Let’s travel together.

Palamutbükü Tatil Rehberi

6 433

 

Herkese merhaba tekrardan, yaz mevsiminde güneş ve masmavi gökyüzünün verdiği enerji ile gezi aktiviteleri daha çok olmakta ve bu da yazılarıma daha çok gezi yazılarına dönüşmekte. Ben şahsen yaz mevsimini seven bir insan olarak o kışın kasvetli havalarından hiç haz almıyorum 🙂

İstanbul gibi bir şehirde yaşamanın verdiği dezavantajlar doğrultusunda ve stresli bir iş yükünün altında olmak sık sık bu şehirden çıkıp bir nefes alma ihtiyacı hissetirmekte çoğu insana. Tabii bu şehirden çıkınca ne yapılacağı kişiye göre değişmekte. Kimi 5 yıldızlı otele tıkılıp bütün gün ye iç yat, kimi de benim tercihim olan daha sessiz sakin kafa dinleyebileceği yerleri tercih ediyor. Güzel temiz bir deniz, el değmemiş koylar, az insan, az gürültü, cırcır böceği sesi eşliğinde kitabını okumak gibi daha dinlendirici bir tatili her zaman tercih etmekteyim. Elbette bu gittiğiniz yerleri seçmek için mevcut şartları da gözönünde bulundurup öyle gidiyorsunuz , gidiyoruz. Çocuklu aileler için mesela Erikli daha uygunken , Palamutbükü daha az hitap ediyor bence tabii. Nedenlerine değineceğim. Ya da çocuklu aileler genelde 5 yıldızlı otellere gidip tatillerini orda geçiriyorlar, yeme içme ile uğraşmadan denizi havuzu aktivitileri daha çok çocuğa dayalı bir tatil geçirmiş oluyorlar. Tabii yine bence 5 yıldızlı otel konsepti beni dinlendirmiyor aksine daha çok yoruyor. Gürültü, koşturmaca, kalabalık yine burda da mevcut olduğu için bir arınma yaşayamıyorsunuz .Kısaca tatil konseptlerinden de bahsettikten sonra Palamutbükü’ne girişimizi yapabiliriz ufaktan ufaktan.

Evet demin de bahsettiğim üzere benim gözlemim çocuklu aileler için çok uygun bir yer değil. Neden derseniz bir kere deniz aşırı soğuk dikkat edin aşırı soğuk. Burada denize girme tarihim Temmuz ortası. He Ağustos eylül ne olur bilmiyorum bi tık daha ısınır ama bir Akdeniz gibi olamaz sıcaklıkta ancak ve ancak Akdenizi filan solda sıfır bırakır denizin güzelliği. Devam edersek gününüz başladı denize girdiniz çıktınız güneşlendiniz ondan sonra çocuklar için yapabileceğiniz bir şey yok. Çocuklarınız o zamandan sonra sıkılmaya başlayacaktır. Buraya gelecek kişiler çocuklu aileler varsa elbette getirebilir ona kimse bişey diyemez ama tavsiye etmiyorum.Eşinizle sevgilinizle veya arkadaşınızla veya tek başınıza gelmelisiniz derim ben. Yani yetişkinler için daha uygun bir yer.

İkinci konumuz ise ulaşım,Datça uzak bir yer evet bunu tecrübe ettim. Yarımadanın en sonuna kadar gidiyorsunuz neredeyse.Yollar alabildiğine virajlı ama çok virajlı çok dikkatli gitmekte fayda var. Marmaristen sonra özellikle acemi bir şürücünün gitmesini tavsiye etmem o yolları. Evet belki de ulaşımı zor olduğu için denizi bu kadar berraklıkta temizlikte kaldı o da ayrı bir avantaj olabilir. Ne kadar az insan o kadar temizlik orası üzücü olsa da doğru. İstanbul’dan rutin hız limitlerine uyarak ve 1-2 mola ile yolu bitirirseniz en az 13 saatlik bir araba yolculuğu sizi bekliyor olacak. Usta sürücüler için ise bu virajlı yollar eğlenceli de olabilir ben şahsen dümdüz yolu çok sevmemekteyim 🙂
Otobüs ile ulaşımı bilmemekle beraber google mapsten baktığımda orada, Bodrum dan yarımadaya feribot seferleri olduğunu gördüm ama fiyatlar epey pahalıydı. Araç 175 tl idi yolcular ise kişi başı 30 tl . Uçakla bodruma gelip oradan feribotla karşıya geçebilirsiniz biraz zahmetli görünüyor bence ama dipnot olarak bilgimizi verelim.
Datça’ya ulaştıktan sonra Palamutbüküne gitmek arabayla yarım saat.

Konaklamayı ise Merhaba apart (merhabaapart.com) da yaptık. Apart dediğime bakmayın otel konforunda ve kendinizi gerçekten evinizde gibi hissediyorsunuz. Apart sahibi Damla hanım ve annesi çok içten samimi ve herşeyinizle yakınen ilgileniyorlar. Çiçekler ve ağaçlarla çevirili iki binadan oluşuyor, bahçesinde masalar sandalyeler isterseniz çayınızı kahvenizi alıp oturun isterseniz rakınızı. Kitabınızı da alıp ayaklarınızı uzatarak cırcır böceklerinin senfonisi eşliğinde ruhen ve bedenen dinlenmenizi gerçekleştirebilirsiniz .Bir akşam da etinizi alıp mangalınızı yakabilirsiniz. Apart denize 100 metre uzaklıkta , denizde kendine ait şezlong ve havluları var ücretsiz yararlanabiliyorsunuz. Biz çok memnun kaldık kendilerine buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
Çevrede yine apart tarzı konaklama yerleri mevcut, hotel yok zaten, konsept apart. Kaldığımız yerde konaklama vardı, kahvaltı için anlaşmalı iki yeri var onlardan birine gidip kaldığınız yerin ismini veriyorsunuz ve %20 indirimli serpme kahvaltınızı yiyorsunuz turkuaz renkli denize sıfır ve nazır şekilde 🙂 Ben payam ve müdavim de yedim , size müdavimi öneriririm kahvaltı için. Ekmek yerine sıcak tırnak pide benzeri birşey getiriyorlar onun için bile tercih edilir gerçekten.

Kahvaltıya değinmişken o zaman yeme içme kısmına da kısaca değinelim. Akşam yemeği için Palamutbükünün uzunca caddesinde (cadde -sokak karışımı) deniz kenarında olabildiğince fazla mekan var ve hemen hemen hepsi de dolu. Burada konsept sadece konaklama üzerine olduğu için herkes yemeğini buralarda yiyor. İlk akşam Meltem ev yemeklerini tercih ettik çi börek ve mantıyı denedik ikisi de başarılıydı. Gerçi benim çi böreğin yarıdan fazlası anne bir kediye gitti çok mutlu edici 🙂 Sandalyenin arkasından gelip kolumun altından kafayı uzatıp tabağıma doğru bir hamle yaptı. Bu cesaretini kendisi için göstermediğini hemen anladım bunu yapsa yapsa yavruları için yapıyordur dedim ve verdiğim böreği ağzına alarak yemeyerek uzaklaştı. Az ilerde yavrularına götürdüğünü gördüm ve her geldiğinde götürebileceği kadar tekrar verdim. Afiyet olsun onlara 🙂 Evet etrafta çok kedi ve köpek var uysallar, demekki güzel bakıyorlar ve kimse hor davranmıyor. Ama kedi ve köpekten rahatsız olanlar varsa burada yemek yerken bayağı huzursuz olabilirler . İkinci akşam tercihimiz Müdavim oldu. Sahibi İstanbul’dan göç etmiş gelmiş ve mekanı açmış. Tavsiye ettiği marine edilmiş eti yedik ama sanki bir tık pahalı geldi 🙂 Fiyatını söylemeyeceğim ama gerçekten çok lezizdi. Son akşam ise yemeğimiz ise apartta türklerin vazgeçilmezi mangal olarak yaptık 🙂

Palamutbükü denizi şimdiye kadar gördüğüm girdiğim en güzel denizlerden ilk 2 ye girer. Evet soğuk suyu ama zaten serinlemek için girmiyor muyuz 🙂 2-3 dk ya alışıyorsunuz, su altı dalışına meraklı olanlar çok güzel dalışlar yapabilirler çünkü deniz aşırı şekilde berrak. Gözlerinizi yakmıyor. Deniz ufak taşlık deniz ayakkabısı giyebilirsiniz daha rahat edersiniz.

Ve evet Palamutbükünde yaptığımız en güzel şeylerden birisi de özel tekne kiralamak oldu. Yazılarımı okuyanlar bilirler geçen sene Kabak Koyu’nda bunu deneyimlemiştik ve tekrarlamak için bayağı bir çaba sarfettik. İlk olarak araştırmamızda normal bir gulet bulduk 80 tl kişi başı , sabah gidiyor akşam dönüyor öğle yemeği ekmek arası veriyor. Ama bizim istediğimiz bu değildi. Yine bize özel ufak bir tekne. Hem bütün günümüzü öldürmeyecek hem bize özel olacak. Araştırmalarımız sonucu 5 metrelik bir tekne bulduk ve 4-5 saat bizi olabildiğince güzel yerlere götürdü.Geçen sene kabak koyu taraflarındaki koyları gezerken daha güzeline rastlayamam diye düşünmüştüm ama yanlış düşünmüşüm. Daha güzellerini gördüm.Yine Deniz yoluyla Knidos antik kentine gittik mesela harikaydı.Knidos antik kentini gezerken burada neler yaşandığını kimlerin yaşadığını kültürlerini inanışlarını çok merak ettim. Bir tercihim olsaydı eğer zaman yolculuğu için kesinlikle geçmişi tercih ederdim.Knidos antik kentine giriş 12 tl. Bunu da dipnot olarak ekliyorum. Bir de tekneyle açılırken benim yaptığım hatayı yapmayın mutlaka şapka bulundurun yanınızda 🙂 Beyniniz kaynarsa sorumluluk kabul etmiyorum 🙂 Bu şekilde tekne kiralamak isteyen olursa yorum yazarsa kendilerine bu konuda yardımcı olacağım .

Genel olarak değerlendirmek gerekirse burası evet gerçekten dinlenebileceğiniz bir yer ama 3 gün kısa bir zaman burası için. Bence buraya 1 hafta gelip kalırsanız kendinizi bayağı şarj etmiş olursunuz. Bu arada Datça’ nın kekik balı meşhurmuş. Palamutbükünde de satılıyor , ben Datça merkezden aldım tattım tadı çok güzeldi. Onu da notlarınıza ekleyebilirsiniz. Dönüşte Gemlik üzerinden dönüyorsanız Namlı zeytinden zeytin almanızı tavsiye ediyorum.Başka zeytin yiyemiyorsunuz daha sonra o denli güzel. Yok yok bunlar reklam değil 🙂 sadece tavsiyelerim. Yol üzeri dinlenme tesisi tavsiye veremeyeceğim çünkü artık oralarda yemek veya benzeri şeyler yemiyorum.Fiyatlar aşırı pahalı ve hem de gelip geçici olduğunuz için lezzete pek önem vermiyorlar. Biz burger king ile doyurduk karnımızı 🙂
Ama yolunuz sandıklı taraflarından geçerse orada köfteci alim usta diye bir yer var orada mutlaka köfte sucuk ve çöp şiş yiyin sonra gelin buraya bana teşekkür edin:)

Palamutbükü ile ilgili aktaracaklarım şimdilik bu kadar. Palamutbükü vlogumuz hazır olunca linkini alta ekleyeceğim. Hoşçakalın.

 

Dark ..

6 Yorumlar
  1. UĞUR ŞAHİN diyor

    Çok başarılı ve okuyucuya önem verem bir yazı.
    Tavsiyeler, samimiyet tam istediğim gibi.
    “Kabak koylarından daha güzelini göremem dedim ama palamutbuku koyları daha güzeldi” demişsin.

    Bu yazıdan daha güzelini görebilir miyim?

    Jason.

    1. Faruk Kaleli diyor

      Yaşadığımız sürece bunun için uğraşacağız. Teşekkürler

  2. Pınar diyor

    bizde palamutbüküne tatile gidecektik yazı faydalı oldu teşekkürler

    1. Faruk Kaleli diyor

      Yazıların hedefine ulaşması birilerine yardımcı olması benim için mutluluk verici. Şimdiden iyi tatiller , pişman olmayacaksınız Palamutbükü için.

  3. Zeynep Pekdemir diyor

    Valla izlerken o denizin berraklığı büyüledi beni 😎 hem soğuk etkisiyle de adrenalin yaratabilir… bu arada keşke cola yerine ayran içilseydi dermişim ☺ yazdıklarından haz alıyorum…

    1. Faruk Kaleli diyor

      Şimdiye kadar girdiğim en güzel deniz diyebilirim . Evet cola maalesef 🙂

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.