Let’s travel together.

İnkumu Plajı – Bartın ve Amasra

2 190

Mevsimlerden yaz olunca bol bol tatil yazıları geliyor haliyle , gezmeyi yeni yerler görmeyi seven birisi olarak da bu durumdan memnun olmamak mümkün değil. Gidiyoruz geziyoruz görüyoruz biraz da ışık olalım rehber olalım hesabı da bu yazıları size yazmaktayım.

Ege,akdeniz derken yolumuz bu sene karadenize de düştü. Aslen Giresun’lu olduğumdan bir de karadenizde denize girmenin tadını almak lazım olur diye düşünürken ve rota üzerinde olması avantajından İnkumu’nu görme şansını elde ettim. Rota dedim çünkü inkumu plajı – bartın  bu sene kurban bayramı dolaysıyla planladığım mini karadeniz turunun ilk durağıydı. Bu mini turu parça parça yazmak hem bölgeleri daha iyi anlatma adına daha iyi olacak hem de okunması zor uzun bir yazı şeklini almayacak.

Bu vesile ile bayram öncesi trafiğe kalmamak adına perşembe sabahının köründe sat 5 civarı horozlar ötmeden ailecek bu mini turu başladık.  Kahvaltı hedefım bolu dağıydı 2,5 saatlik bir yolculuk sonunda berceste nın bolu dağındaki tesisinde molamı verdim. Berceste tesislerine sanıyorum daha önceki bir yazımda bahsetmiştim hep duruyorum diye sapanca tesisinde, ürünleri taze yemekleri güzel. Bu sefer de sabah kahvaltısı açık büfe yüzümü kara çıkartmadı 🙂 göbüşü doyurduktan sonra hedefım durmadan inkumuna ulaşmak ve bir an önce denize girmekti.Biraz da yollardan bahsedecek olursam ; geredeye kadar otobanla rahat bir yolculuktan sonra otobandan çıktıktan bir süre sonra gidiş geliş yollar sizi beklemekte. Köylerden geçen yollar ve karşınıza bol bol inek koyun gibi hayvanlar çıkabilir o yüzden bu yollarda biraz dikkatlii ve yavaş gitmenizi tavsiye ediyorum.

Herneyse yolculuk kısmını çabuk geçip bakalım bu inkumu nasıl bir yermiş görelim. Toplamda 7,5 saatlik bir yolculuktan sonra inkumuna ulaştık. Konaklayacak yer sayısı çok değil ve ilk başta söylemem gereken evet biraz konfor düşkünüyseniz buraya deil akdeniz tarafına gitmeniz lazım . 2 yetişkin ve 2 çocuk olarak 200 tl/gece/kahvaltı fiyat aldığım oteli bulmakta zorlanmadım. Uzunca bir cadde evler/oteller ile plajı birbirinden ayırmakta . Şimdi ise tatile çıkmanın en sinir bozucu yanlarından birini aktaracağım. Bilmiyorum bir tek ben mi takıyorum bu durumlara ama şöyle ki ; arabayı parkettim tam otelin karşısına ,hemen yanıma bir bisikletli çocuk geldi üstünde bir tişört belediyeden filan olduğunu belli eden bir şey olmadan 10 tl otopark parası istedi . Heh dedim başladık 🙂 Dakika bir gol bir bu nedir arkadaş yahu. Hayırdır dedim ne parası bu, bu arada cadde olabildiğince boş, herhangi bir yoğunluk yok, bilmem kim adına hatırlamıyorum buralar ücretli parkmış .Dedim ben otele geldim ne alaka şimdi park parası. He o zaman tamam dedi ve yanımdan ayrıldı. Tabi bu tip şeyler enerjiyi düşürüyor hep yolunacak kaz gibi görülmek hiç hoş değil , şimdi dünyada nasıldır bilmiyorum ama ülkemizde bu oldukça fazla gördüğüm kadarıyla. Bu olaya daha sonra tekrar döneceğim otele giriş kısmında 🙂

Plajdan bahsedecek olursa evet oldukça güzel bir kum plaja sahip , ama bu güzelliğin kıymeti pek bilinmiyor ( nerede neyin kıymetini biliyoruz ki) . Kumsalda bira şişesinden tutun da olabildiğince sigara izmariti ve bilumum çöple karşılaşmak mümkün. Ya arkadaşlar, sevgili insanlar neden bu güzellikleri pisletiyorsunuz. Bu kadar mı bencil olunur ? Aman nasılsa ben akşam gideceğim burdan izmaritimi atsam ne atmasam ne diye düşünen binlerce insan sayesinde o plaj pisleniyor. Yarın öbür gün çocuklarınız büyüyecek onlar gidecek oralara ve senin benim pis insan , medeniyetsiz olmamız yüzünden pis bir çevre , dünya kalacak.  Hadi trafikteki saygısızlıkları , gündelik yaşamdaki saygısızlıkları bencillikleri geçtim, yahu gir denizine güneşlen , çöpünü de çöpe at bu kadar zor mu bu işler anlamak mümkün değil.  Çok sinirlendim bak yine, pisletmeyin , saygı gösterin , hem denize , hem plaja, hem de sizden sonra o plaja gelecek olanlara. Evinizde izmaritleri yere mi atıyorsunuz ey ahali ? Orada niye atıyorsunuz o zaman bu güzellikleri kirletiyorsunuz …

Plajda gözüme çarpan bir başka konu da her kesimden insanların burada denize girebildiği. Yani muhafazakar insanlar da çoğunluktaydı. Haşema ile girenler , elbiseleri ile giren insanlara rastlayacaksınız. Ama herkes kendi halinde .

Çocuklu aileler için uygun bir yer, ama yine de karadeniz olmasından dolayı temkinli olmakta fayda var.

Evet ufak bir plaj bahisinden sonra , tekrar otelimize geri dönelim. Otel girişte ödeme yaparken esnaflıktan bir haber olan otel yöneticisi/sahibine bu otopark ücretinin yasal olup olmadığını sordum . Söylediğine göre belediye ihale açmış birisi ihaleyi alıyor ve gelen bütün araçlardan otopark ücreti alınıyor. Sonra buna ne gerek var baabında bir söz söyledikten sonra , abi kesin bir dille bunu savundu. Tabii olacak ya dedi belediye hizmet veriyor . Ne hizmet veriyor dedim belediye . Duş yaptı plaja dedi : ) Vay arkadaş ne büyük hizmet yapmış bravo !! Dedim ki burası bir antalya , bir fethiye bir marmaris değil, bu uygulamayı yanlış buluyorum insanları buraya çekmek yerine arabayı parkettiği için para almak yanlış dedim. Burası neresi diye bir cevap aldım : ) Yani bu turizm nasıl gelişsin , bir insan ,bir esnaf şehrini , kasabasını ziyarete gelmiş biriyle neden inatlaşsın ? Ama insanlarımız öyle alışmışlar ki , hizmet veriyor belediye alacak tabi diye bir zihniyet. Yahu be arkadaş, zaten o belediye sana hizmet etmek için orada. Zaten o belediyenin milyon tl geliri var , ödenek alıyor devletten ve belediye sana hizmet için orada. Bırak da bir iki tane duş yapsın. Senin bulunduğun yere insanlar geliyor güzellikleri görmek için, güzel denizinde ,güzel kumsalında güzel vakit geçirmek için birkaç gün misafir kalacak ve gidecek ve ne kadar çok insan gelirse senin otelin o kadar çok dolacak, oradaki restaurant cafeler o kadar dolacak, tuhafiyelerin marketlerin ekstadan para kazanacak. Zaten oraya gelen insan sana , senin ilçene para harcayacak, hatta standart üstü fiyatlar ödeyerek. Örneğin 2 çay 1 türk kahvesine 24 lira ödeyecek . Bir daha gider miyim ? Asla gitmem . Hem kalburüstü tatil yerleri fiyatında yiyecek /içecek olucak hem şehre girer girmez otopark ödeyeceğim , standart üstü fiyatlarda standart altı konaklama yapacağım . Yok ya, oraya giden bence bir kere daha buraya gelmeliyim demez. Demez yani çünkü  fiyatlar standart üstü , ama aynı oranda herşey standart altı.  Bu zihniyeti değiştirmedikleri sürece de kalkınamazlar, zaten bu yaza kadar adını duymamamızın nedenleri de bir bir ortaya çıkmış oluyor.

Son olarak toparlarsak , sırf karadenizde yol üstü sayılabilecek bir yer olduğu için tercih ettiğim İnkumu  bölgesine bir daha yolumun düşmeyeceğine eminim. Şimdi eminim ki benim gibi düşünen yüzlerce insan vardır . Bu yüz kişi çevresine anlattığı zaman bunları binlerce kişiye ulaşıyor bu olumsuzluklar. Ondan sonra da bir süre sonra kimse gitmemeye başlayınca o fiyatlardan çay kahveleri yerel halka satarlar eminim. Çay bardağı da en ufağından yani daha ufak çay bardağı görmemiştim 🙂 Ne oldu aldınız benden belki 20-30 lira fazla ama çok daha fazlasını kaybettiniz bunun  farkına varın. Alternatifi olmayan bir yer değilsiniz. Çevre iller dışında pek rağbetin oluşacağını düşünmüyorum.  Keşke olsa, ama önce zihniyetleri değiştirmekle başlamak lazım .Yanlız ne doluymuşum ben de 🙂 Yok ben ileriki yazılarımda da bahsedeceğim herkes ne hakediyorsa onu yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim.

İnkumu’nda bir gece kaldım , ve ilk geldiğim günün akşamı 35 dk mesafede kalan Amasra’ya gittik. Amasra için ayrı bir yazı yazacak kadar gezme şansına sahip olamadım. O yüzden Amasra’yı da bu yazıma ekliyorum. Amasra’da da bir çok karadeniz ilinde olduğu gibi meşhur pidesi varmış, onu tattım ama aman aman değişik bir şey yok. İçine bir iki değişik malzeme koyup suni bir meşhurluk yaratılmaya çalışılıyor, bu başka yerlerde de böyle. Mesela Nevşehir’de testi kebabı diye bir şey uydurmuşlar, evet uydurmuşlar bizzat yerlisinden dinledim, sıradan sulu bir et yemeğinden başka bir şey değil. O yüzden standart şeyler biraz makyajlanıp bir iki malzeme değişiyor ve sunumu yapıyorlar.Bunun haricinde Amasra’da bir çok balıkçı var ama ben balık yemediğim için herhangi bir fikir beyan edemiyorum . Çekiciler çarşısını gezdim , bildiğiniz incik boncuk satan uzuun bir sokakta sıralanmış dukkanlar var ilginizi çekiyorsa incik boncuk hediyelik eşyalar uğrayabilirsiniz , aman aman değişik bir şey sözkonusu değil. Ancak şu var Amasra’ nın değişik bir ambiansı var insanı etkileyen güzel bir ilçe. Deniz kenarı olması ve şehir içinde yerleşim de çok çarpık değil , güzel parkları ve cafeleri var , dinlenmek için ideal bir yer ama burada da hakikaten hotel fiyatları çok pahalı bana göre.

Evet kısaca bahsetmek gerekirse Amasra görülüp gezilebilecek bir yer ama denize girmek için ideal yerler hala ege ve akdeniz . Ama şu var eğer buralarda bir zihniyet devrimi yapılırsa ege ve akdeniz kadar potansiyel var ama zor görünüyor. Bir sonraki durak Amasya, görüşmek üzere…

 

 

 

2 Yorumlar
  1. Necmi Küçükyurt diyor

    Harika bir yazı olmuş Faruk bey.

    1. Faruk Kaleli diyor

      Beğenileriniz ekstra motivasyon kaynağı teşekkür ederim Necmi Bey.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.