Let’s travel together.

YÜKSELEN TREND BASKETBOL

0 124

 

baskebolveay

 

Merhaba ,

Futbola olan ilginin 2011 yılındaki şike davasından sonra ülkemizde gerilemeye başladığını düşünüyorum. Hangi takımlı olursanız olun herkes o seneden sonra futbola doğru düzgün ilgi göstermiyor. Bunda, gerek şike davasının doğruluğuna inananlar , gerek passolig uygulaması gerekse de artan şiddet olayları etkili oldu.

Futbol geniş bir yelpazeyi kapsamıyor aslında. Sadece 3 büyükler üzerine kurulu bir spor medyası. Onlardan biri yenemediği zaman saatlerce o takımın ufak anadolu takımını nasıl yenemedği tartışılıyor suçlular aranıyor, günlerce hakem hataları konuşuluyor. Spor yazarları, yorumcuları , futbolcular , başkanlar herkes bu kısır döngü tartışmalara , suçlamalara katılıyor ve artık bir süre sonra en azından bana gına geliyor. Futboldan elimi ayağımı çekmemin en doğru göstergesi de Fenerbahçe futbol takım otobüsünün planlanmış bir şekilde resmen pusuya düşürülüp saldırıya uğramasıdır.40 kişinin canına kast edilmiş ancak saldırganların kim olduğu hala bulunamamıştır ya da bulunmak istenmemiştir.

Futboldaki kirlilik o kadar yüksek boyuta ulaştı ama bunu hala görmüyorlar sanırım bu geminin içindekiler. Kendi bindikleri dalları kesiyorlar haberleri yok. Kimse maça gitmezse kimse kulübüne destek olmazsa kulüpler ayakta duramayıp küçülmeye gidecekler. Taraftarlar birbirine düşman, gozunu kırpmadan öldürme olayları oluyor.Milyonlarca euro kazananlar yenildikleri gece Reinada eğlenirken taraftar rakip taraftarın takımını öldürebiliyor.
Günlerce süren penaltı tartışmaları, yok o hakem şuralı, penaltımızı vermedi, penaltıyı verdi ama 15 pozisyon! önceki faulu görmedi onu verse penaltı pozisyonu zaten olmazdı .
Tartışmalar facebook üzerinde arkadaşlar arasında görsel paylaşımlarıyla devam eder, herkes bir video bulup koyar bakın bizimde şu tarihte penaltımızı şu hakem vermemişti , diğer taraf hekem bilmem ne düşmanı zaten babasını da sevmezdik! Bir yönetici : Şampiyon olmamızı istemiyorlar ! Önümüzü kesiyorlar kumpas var. Takımı şampiyon olan takımın başkanı : Hoca yapmadı ki ben şampiyon yaptım!
Artık bunlarla oyalayamayacaksınız çünkü herkes yavas yavas soğudu. Bakınız tribünler bomboş . Kimse artık zevk almıyor bu oyundan.

Gelelim basketbola. Basketbol her zaman futbolun gölgesinde üvey evlat olarak kalmıştır. Futbol gündemi o kadar meşgul ediyor ki basketbola sıra gelmiyor açıkçası.Basketbolun kendine has bir kültürü var. Kapışma, atışma neredeyse yok denecek kadar azdır. Basketbol salonunda olay çıkıyorsa bunun sorumlusu yine oraya gelen, futbol maçındaymış gibi tezahürat yapan taraftar gruplarıdır. Maçın sonucu ne olursa olsun maç sonunda basketbolcular birbirlerini tebrik eder sarılır başarılar diler, keza koçlar da öyle. Basketbol izlemekten keyif aldığım kadar bu görüntülerden de büyük keyif alıyorum. Sporun ruhunda bu olmalı. Takımlar kim olursa olsun bu böyledir. Basketbolun kültürü bu ve bu kültür yavaş yavaş yükselmeye başlıyor.

Fenerbahçe Ülker bu sene dörtlü finale kalara ülkemize Anadolu Efes’den 15 yıl sonra bu gururu yaşatan ikinci takımımız oldu. Gerçekten büyük bir heyecan sonunda bu büyük başarı ülkemizde basketbolu biraz daha yukarıya taşıyacaktır.
Son dönemlerde ülkemize gelen yabancı basketbol yıldızları da keza bu yükselişte pay sahibidir. 2-3 sene önce Anadolu Efes ‘te oynayan uzun yıllar Lakers forması giymiş Jordan Farmar Darüşşafaka’ da oynuyor. Yine eski Lakers ve Efes şutörü Sasha Vujacic İstanbul BŞB forması giyiyor. Ve en önemlisi, Avrupanın tartışmasız en iyi iki koçu Zeljko Obradoviç ve Dusko İvkovic ülkemizde çalışıyor. Bu koçlar büyük yıldızları peşlerinden sürükleyebiliyorlar aynı takımda olmasa bile onların olduğu bir lige gelmekde tereddüt yaşamıyorlar.

Basketbol maçı izlemeye gidin , o salondaki atmosferi yaşayın. Alacağınız keyif garanti. Her an aksiyon olan bir oyun. Yan pas geri pas yok . Smaçlar bloklar renk katıyor.Orda hakemler hata yapmıyor mu ? Elbette yapıyorlar ama hatanın insana özgü olduğu burada kabul ediliyor. Sizleri de futbolun kirliliğinden basketbolun güzelliklerine davet ediyorum.

Faruk Kaleli
06.06.2015

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.